Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Yayımlandı
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği (“Yönetmelik”), 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik, ekonomik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirlik bakımından sınıflandırılmasına, bu faaliyetlere ilişkin teknik kriterlere ve Türkiye Yeşil Taksonomisi (“Taksonomi”) kapsamındaki raporlamaya yönelik çerçeveyi belirlemektedir.
Taksonomi Kapsamındaki Faaliyetler ve Esas Alınan Çevresel Hedefler
Taksonomi kapsamına hangi faaliyetler giriyor?
Yönetmelik’in Ek-1’inde Taksonomi kapsamına alınan ekonomik faaliyetler, ilgili çevresel hedefler altında listelenmiştir. Listede ormancılık, imalat, enerji, su temini ve atık yönetimi, ulaştırma, inşaat ve emlak ile diğer alanlarda çeşitli faaliyetler bulunmaktadır. Kapsam değerlendirmesi, bir şirketin yalnızca faaliyet gösterdiği sektöre göre değil, Ek-1’de listelenen somut ekonomik faaliyetleri yürütüp yürütmediğine göre yapılacaktır.
Ek-1’de bazı faaliyetler “geçiş faaliyeti”, bazıları ise “kolaylaştırıcı faaliyet” olarak işaretlenmiştir. Yönetmelik’e göre geçiş faaliyeti, düşük karbonlu alternatiflerin henüz bulunmadığı sektörlerde en düşük sera gazı emisyon seviyesine sahip olan ve bu alternatiflerin geliştirilmesini engellemeyen faaliyeti; kolaylaştırıcı faaliyet ise çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkıyı kolaylaştıran ve karbon yoğun varlıkların kullanımını teşvik etmeyen faaliyeti ifade etmektedir. Çimento, alüminyum, demir-çelik ve bazı kimyasalların imalatı ile fosil gaz yakıtlardan ve nükleer enerjiden elektrik üretimine ilişkin bazı faaliyetler, sera gazı emisyonlarının azaltımı hedefi altında geçiş faaliyeti olarak listelenmiştir.
Ek-1, faaliyet adlarını içermekte; faaliyet tanımlarına, NACE kodlarına ve teknik tarama kriterlerine yer vermemektedir. Bir faaliyetin Ek-1’deki faaliyetlerden hangisine karşılık geldiği somut faaliyet dikkate alınarak değerlendirilecek; Taksonomi ile uyumlu olup olmadığı ise ilgili Kriterler İklim Değişikliği Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından yayımlandığında belirlenebilecektir.
Yönetmelik, “uygun ekonomik faaliyet” ve “uyumlu ekonomik faaliyet” kavramlarını birbirinden ayırmaktadır. Ek-1’de listelenen faaliyetler uygun ekonomik faaliyet olarak tanımlanmaktadır.
Bu faaliyetlerin uyumlu ekonomik faaliyet sayılabilmesi için aşağıdaki üç şartın birlikte sağlanması gerekmektedir:
- İlgili Kriterlere göre çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlanması,
- İlgili Kriterlere göre diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli zarar verilmemesi,
- Asgari sosyal koruma önlemlerine uyulması.
Hangi çevresel hedefler esas alınacak?
Yönetmelik altı çevresel hedef belirlemektedir: sera gazı emisyonlarının azaltımı, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ile restorasyonu.
Bir faaliyetin bu hedeflerden birine önemli ölçüde katkı sağlayıp sağlamadığı ve diğer hedeflere önemli zarar verip vermediği, o faaliyet için belirlenen Kriterlere göre tespit edilecektir. Kriterler Başkanlık tarafından belirlenerek Başkanlığın resmi internet sayfasında yayımlanacaktır. Yönetmelik, Kriterlerin düzenli olarak gözden geçirilmesini de öngörmektedir. Güncelleme yapılması halinde güncel Kriterler ilgili yılın 15 Aralık tarihine kadar yayımlanacak ve takip eden yıldan itibaren geçerli olacaktır.
Yönetmelik ayrıca, Kriterler doğrultusunda katı fosil yakıtlar kullanılan üretim faaliyetlerinin çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmeyeceğini hükme bağlamaktadır. Hükümdeki “üretim faaliyetleri” ifadesinin yalnızca enerji üretimini mi, yoksa katı fosil yakıt (ör. kömür, petrokok) kullanılan her türlü üretim sürecini mi kapsadığı açık değildir. Hükmün geniş yorumlanması halinde, Ek-1’de geçiş faaliyeti olarak yer alan çimento, demir-çelik gibi faaliyetlerde katı fosil yakıt kullanan tesislerin uyumluluk değerlendirmesi olumsuz etkilenebilecektir. Bu hususun Kriterler yayımlandığında ayrıca değerlendirilmesi önerilmektedir.
Asgari Sosyal Koruma, Raporlama Yükümlüleri ve Rapor İçeriği
Asgari sosyal koruma önlemleri; ILO’nun temel çalışma ilkeleri, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ndeki haklar, OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi, BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri ile ulusal çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatına uyumu sağlamaya yönelik prosedürleri ifade etmektedir. Yönetmelik, bu kapsamda uygulanacak prosedürleri ayrıca listelememektedir.
Kimler raporlama yapacak?
Yönetmelik, reel sektör işletmeleri ile finansal kuruluşlar arasında raporlama bakımından ayrım yapmaktadır.
Ek-1’deki faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler, Başkanlığın yayımlayacağı şablonlara uygun şekilde Taksonomi raporlaması yapabilecektir. Yönetmelik, bu işletmeler bakımından doğrudan bir zorunlu raporlama yükümlülüğü getirmemektedir.
Aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri, bankalar ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için ise raporlama zorunluluğu düzenlenmiştir. Bununla birlikte geçiş hükmü uyarınca bu finansal kuruluşlar 1 Ocak 2029 tarihine kadar Taksonomi raporlaması yapmak zorunda değildir. Zorunlu raporlamanın usul ve esasları, kuruluşun türüne göre ilgili finansal düzenleyici kurum (Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK”), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”) veya Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“SEDDK”)) tarafından belirlenecektir.
Finansal kuruluşların ilk zorunlu raporlamasının kapsayacağı dönem ve uygulanacak ayrıntılı takvim, ilgili düzenleyici kurumların belirleyeceği usul ve esaslarla birlikte değerlendirilmelidir.
Finansal kuruluşlar, kendi raporlamalarına konu olabilecek iş ve işlemler bakımından, Ek-1 kapsamındaki faaliyetleri yürüten işletmelerden Yönetmelik çerçevesinde raporlama yapmalarını talep edebilecektir. Bu nedenle reel sektör için raporlama genel olarak isteğe bağlı düzenlenmiş olsa da finansal kuruluşlardan veri veya raporlama talebi gelmesi mümkündür.
Raporlarda hangi bilgiler yer alacak?
Yönetmelik, Taksonomiye uygun veya Taksonomi ile uyumlu ürün ve hizmetlerden elde edilen hasılatın, yatırım harcamalarının ve işletme giderlerinin oranlarını anahtar performans göstergeleri arasında saymaktadır. Bankalar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirlikle ilişkisini gösteren ayrı oranlar da öngörülmektedir. Raporlama yapmakla yükümlü finansal kuruluşlar, kendi göstergelerini hesaplarken raporlama yapan işletmelerin güncel verilerini ve göstergelerini esas alacaktır.
Yönetmelik, işletmelerin Ek-1 kapsamındaki faaliyetlerinden kaynaklanan hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri göstergeleri için ayrıca bir %10 eşiği öngörmektedir. Uygun ekonomik faaliyetlerden kaynaklanan tutar, işletmenin tüm faaliyetlerinden kaynaklanan aynı türdeki toplam tutarın %10’unun altında kalıyorsa işletme ilgili göstergeyi raporlamaya dahil etmeyebilecektir. Hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri bakımından değerlendirme ayrı ayrı yapılacaktır. Eşiğin her bir uygun faaliyet bazında mı yoksa uygun faaliyetlerin toplamı üzerinden mi uygulanacağı Yönetmelik’te açıkça düzenlenmemiş olup bu husus Başkanlığın açıklamalarıyla netleşebilecektir.
Raporlama Esasları, Geçiş Planı ve Taslak Metne Göre Yapılan Değişiklikler
Raporlamalarda Kriterler esas alınacaktır. Raporlar, sunuldukları tarihten önceki yıla ait raporlama dönemini kapsayacak ve ilgili mali tablo döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonunda Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemine (“Sistem”) yüklenecektir. Takvim yılını hesap dönemi olarak kullanan işletmeler için bu süre 30 Haziran’da sona erecektir. Özel hesap dönemi kullanan işletmelerde süre, özel hesap döneminin bitimine göre hesaplanacaktır.
Geçiş planı, doğrulama ve kamuya açıklık
Yönetmelik, Taksonomi geçiş planını raporun tamamlayıcı unsuru olarak tanımlamaktadır. Geçiş planına ve raporların doğrulanmasına ilişkin ayrıntılı usul ve esaslar Başkanlık tarafından belirlenecektir.
Sisteme yüklenen raporların kamuoyuna açık olması esastır. Sisteme yüklenen rapor dışındaki bilgi ve belgelerin üçüncü taraflarla paylaşılması ise ilgili kurum, kuruluş veya şirketin iznine bağlıdır.
Yönetmelik uyarınca raporlama yapanların raporlama için gerekli bildirim, bilgi ve belgeleri verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, 7552 sayılı İklim Kanunu’nun (“İklim Kanunu”) 14 üncü maddesinin altıncı, dokuzuncu ve on birinci fıkraları uyarınca idari para cezası uygulanabilecektir.
Taslak Metne Göre Yapılan Değişiklikler
Yayımlanan Yönetmelik, önceki taslağın temel yaklaşımını korumakla birlikte aşağıdaki değişiklikleri içermektedir:
- Finansal kuruluşların raporlama takvimi ertelenmiştir. Taslakta bu kuruluşların 1 Ocak 2027’den itibaren bir önceki mali yılın verileriyle Taksonomi raporlaması yapması öngörülmüştü. Yayımlanan Yönetmelik’e göre ise finansal kuruluşlar 1 Ocak 2029 tarihine kadar raporlama yapmak zorunda değildir.
- Raporlama usulü yeniden düzenlenmiştir. Taslakta farklı kuruluş türlerinin yönetmelik eklerinde (Ek-2 ila Ek-5) öngörülen formatlara göre raporlama yapması düzenlenirken, yayımlanan metinde bu eklere yer verilmemiştir. Finansal kuruluşların raporlama usul ve esaslarının ilgili düzenleyici kuruluşlarca belirleneceği taslakta da öngörülmüştü; yayımlanan metinde bu kurumlar SPK, BDDK ve SEDDK olarak açıkça sayılmıştır. Ek-1’de listelenen faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler ise Başkanlığın yayımlayacağı şablonlara göre isteğe bağlı raporlama yapabilecektir. Taslaktaki “raporlama yapar” ifadesi bu işletmeler bakımından tereddüde yol açarken, yayımlanan metin raporlamanın isteğe bağlı olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
- Taslakta yer alan bazı raporlama istisnaları çıkarılmıştır. Taslak, uygun ekonomik faaliyetlerden kaynaklanan kümülatif hasılatın toplam hasılatın %25’inin altında kalması halinde bu faaliyetlere ilişkin işletme giderlerinin raporlama dışında bırakılmasına imkan tanıyordu. Finansal kuruluşların belirli varlık ve faaliyetleri için ayrıca %10’luk istisnalar öngörülmüştü. Bu istisnalar yayımlanan Yönetmelik’te yer almamaktadır. İşletmelerin uygun faaliyetlerine ait hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri göstergeleri için öngörülen %10’luk eşik ise korunmuştur.
- Teknik tarama kriterlerinin güncellenme tarihi değiştirilmiştir. Kriterlerde güncelleme yapılması halinde güncel Kriterlerin yayımlanması için taslakta öngörülen 31 Aralık tarihi, yayımlanan Yönetmelik’te 15 Aralık olarak belirlenmiştir. Güncellenen Kriterler, güncellemeyi takip eden yıldan itibaren geçerli olacaktır.
- Katı fosil yakıt kullanılan faaliyetlere ilişkin hükmün kapsamı genişletilmiştir. Taslakta, katı fosil yakıt kullanılan elektrik üretim faaliyetlerinin teknik tarama kriterleri doğrultusunda çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyet sayılmayacağı düzenlenmişti. Yayımlanan Yönetmelik’te “elektrik” sınırlaması kaldırılmış; katı fosil yakıt kullanılan üretim faaliyetlerinin bu şekilde değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir.
- Kapsam daraltılmıştır. Taslak, “tüm kurum, kuruluş, işletmeler ve bunların ekonomik faaliyetlerini” kapsarken, yayımlanan Yönetmelik kurum, kuruluş ve işletmelerin Ek-1’de yer alan ekonomik faaliyetleri ile finansal kuruluşların faaliyetlerini kapsamaktadır.
- Raporlama yükümlüsü finansal kuruluşlar yeniden tanımlanmıştır. Taslakta “yatırım kuruluşları, kolektif yatırım kuruluşları ve portföy yönetim şirketleri” ile “Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğ’e tabi işletmeler” sayılmıştı. Yayımlanan metinde ise aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları ve portföy yönetim şirketleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar sayılmıştır.
- Taksonomi geçiş planı ilk kez düzenlenmiştir. Taslakta yer almayan Taksonomi geçiş planı, yayımlanan Yönetmelik’te tanımlanmış ve raporun tamamlayıcı unsuru olarak düzenlenmiştir.
- Doğrulama çerçevesi sadeleştirilmiştir. Taslaktaki “doğrulama ve geçerli kılma” kavramı ile doğrulayıcı kuruluşa yapılan atıf kaldırılmış; doğrulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesi Başkanlığa bırakılmıştır.
- Bilgi güvenliği hükmü değiştirilmiştir. Taslakta ticari sır niteliğinde olmayan bilgi ve belgelerin firmanın izniyle paylaşılabileceği ve Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi’nin referans alınacağı öngörülmüştü. Yayımlanan metinde rapor dışındaki bilgi ve belgelerin üçüncü taraflarla paylaşılması ilgili kurum, kuruluş veya şirketin iznine bağlanmış; bilgi güvenliği bakımından 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ile İklim Kanunu’na atıf yapılmıştır.
- Komitenin yapısı ve yetkisi değiştirilmiştir. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun eklenmesiyle Türkiye Yeşil Taksonomisi Komitesinin (“Komite”) üye sayısı on dörtten on beşe çıkarılmıştır. Taslakta nihai taslak kriterleri uygun görmesi halinde Başkanlığa sunmakla görevli olan Komite, yayımlanan metinde bu kriterleri değerlendirip karara bağlamaya yetkili kılınmıştır.
- Bazı tanımlar değiştirilmiştir. “Yeşile boyama” tanımına finansman yöntemleri eklenmiş ve taslaktaki “asgari sosyal ve yönetişim standartları” ifadesinin yerine “asgari sosyal koruma önlemleri” ifadesi kullanılmıştır. “Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü” tanımı Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği ile ilişkilendirilmiş; “raporlama dönemi” ve “Taksonomi geçiş planı” tanımları eklenmiştir.
AB Karşılaştırması ve Değerlendirme
AB Taksonomisi ile karşılaştırma
Taksonomi ile AB Taksonomisi, altı çevresel hedef ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirlik bakımından değerlendirilmesinde kullanılan temel şartlar açısından benzer bir yapı öngörmektedir. Bununla birlikte faaliyet kapsamı ve teknik kriterler ayrı mevzuat çerçevelerinde belirlenmektedir. AB’de faaliyetlere ilişkin teknik tarama kriterleri Avrupa Komisyonunun yetki devrine dayanan düzenlemelerinde yer alırken, Türkiye’de faaliyetler Yönetmelik’in Ek-1’inde listelenmiş ve Kriterleri belirleme yetkisi Başkanlığa verilmiştir. Bu nedenle bir faaliyetin AB Taksonomisi ile uyumlu olması, Taksonomi ile uyumlu olduğu sonucunu tek başına doğurmamaktadır.
Faaliyet listeleri bakımından da farklılıklar bulunmaktadır. Ek-1’de iklim değişikliğinin azaltımı (sera gazı emisyonlarının azaltımı) hedefi altında yer alan bitkisel ve hayvansal üretim ile turizm, gezi ve turizm konaklama faaliyetleri, AB Taksonomisi’nin aynı hedefe ilişkin faaliyet listesinde yer almamaktadır.
Raporlama yükümlülüklerinin kapsamı da farklıdır. AB Taksonomisi kapsamında, ilgili AB mevzuatı uyarınca sürdürülebilirlik bilgisi açıklamakla yükümlü işletmelerin faaliyetlerinin taksonomiyle ilişkisine dair açıklama yapması öngörülmektedir. Türkiye’de, Yönetmelik’in Ek-1’inde listelenen ekonomik faaliyetlerden en az birini yürüten işletmeler, Başkanlık tarafından yayımlanacak şablonlara uygun olarak isteğe bağlı raporlama yapabilecektir. Yönetmelik’te ayrıca sayılan finansal kuruluşlar için ise zorunlu raporlama öngörülmüş; bu yükümlülük 1 Ocak 2029 tarihine kadar ertelenmiştir.
Genel Değerlendirme
Yönetmelik’in yürürlüğe girmesiyle Taksonomi kapsamındaki ekonomik faaliyetler ve bu faaliyetlerin uyumlu sayılmasına ilişkin genel şartlar belirlenmiştir. İşletmeler açısından ilk aşama, yürüttükleri faaliyetlerin Ek-1 ile eşleştirilmesidir. Bu faaliyetlerin Taksonomi ile uyumlu olup olmadığı ise Yönetmelik’te öngörülen şartlar ve Başkanlık tarafından belirlenerek resmi internet sayfasında yayımlanacak Kriterler çerçevesinde değerlendirilecektir.
Bu çerçevede işletmelerin;
- faaliyetlerini Ek-1 ile eşleştirerek uygun faaliyetlerden kaynaklanan hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri oranlarını ön değerlendirmeye tabi tutmaları,
- Kriterlerin, raporlama şablonlarının ve geçiş planı ile doğrulamaya ilişkin usul ve esasların yayımlanmasını takip etmeleri,
- bankalar ve diğer finansal kuruluşlardan gelebilecek veri taleplerine yönelik veri altyapısını hazırlamaları,
- isteğe bağlı raporlama yapmayı değerlendirirken idari yaptırım riskini dikkate almaları ve
- Yönetmelik’in yeşile boyamanın önlenmesini amaçladığını göz önünde bulundurarak ürün ve hizmetlerine ilişkin “Taksonomi ile uyumlu” nitelikteki çevresel iddiaları ancak uyumluluk değerlendirmesi tamamlandıktan sonra kullanmaları önerilmektedir.
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları kapsamında raporlama yapan işletmelerin, Taksonomi raporlamasında kullanılacak verilerin bu raporlarla tutarlılığını gözetmesi de önem taşımaktadır.