Yeşil Geçişte Tüketicinin Güçlendirilmesi Direktifi (EmpCo): Çevresel Beyanlara İlişkin Yeni Kurallar
Avrupa Birliği tarafından kabul edilen 28 Şubat 2024 tarihli ve (AB) 2024/825 sayılı Yeşil Geçişte Tüketicinin Güçlendirilmesi Direktifi (“EmpCo”), tüketicilerin çevresel özellikler, dayanıklılık ve onarılabilirlik konularında daha güvenilir bilgilere erişmesini sağlamayı ve yanıltıcı çevresel beyanlar ile erken eskitme uygulamalarına karşı korunmasını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
EmpCo, bu doğrultuda 2005/29/EC sayılı Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi ile 2011/83/EU sayılı Tüketici Hakları Direktifi’nde değişiklik yapmaktadır. Düzenleme; ürünlerin yanı sıra marka ve şirketlerin çevresel performansına ilişkin tüketicilere yönelik ticari iletişimleri, sürdürülebilirlik etiketlerini ve geleceğe yönelik çevresel taahhütleri kapsamaktadır.
Direktif 26 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girmiş, üye devletlerin gerekli ulusal düzenlemeleri kabul etmeleri için 27 Mart 2026 tarihine kadar süre tanınmıştır. Söz konusu ulusal düzenlemeler 27 Eylül 2026 tarihinden itibaren uygulanacaktır. Bu tarihten itibaren tüketicilere yönelik reklam, pazarlama ve satış iletişimlerinde kullanılan çevresel beyanların EmpCo ile getirilen kurallara uygun olması gerekecektir.
İçindekiler
- EmpCo’nun Amacı ve Uygulama Takvimi
- Düzenlemenin Kapsamı ve Muhatapları
- Çevresel Beyanlara İlişkin Yeni Kurallar
- Geleceğe Yönelik Çevresel Hedefler ve Net Sıfır Beyanları
- Sürdürülebilirlik Etiketleri ve Sertifikalar
- Yasaklanan ve Riskli Uygulamalar
- Yaptırımlar
- Şirketler İçin Uyum Adımları
- Sonuç ve Değerlendirme
1. EmpCo’nun Amacı ve Uygulama Takvimi
EmpCo, tüketicilerin ürün, marka ve şirketlerin çevresel özellikleri hakkında doğru, açık ve güvenilir bilgilere ulaşmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda yanıltıcı çevresel beyanların, güvenilir bir sertifikasyon sistemine dayanmayan sürdürülebilirlik etiketlerinin ve ürünlerin erken kullanım dışı kalmasına yol açan uygulamaların önlenmesi hedeflenmektedir.
EmpCo, doğrudan uygulanan bağımsız bir düzenleme olmayıp 2005/29/EC sayılı Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi ile 2011/83/EU sayılı Tüketici Hakları Direktifi’nde değişiklik yapmaktadır. Bu nedenle hükümleri, üye devletlerin ulusal mevzuatına aktarılarak uygulanacaktır.
Direktife ilişkin uygulama takvimi aşağıdaki şekildedir:
| Tarih | Aşama |
|---|---|
| 28 Şubat 2024 | EmpCo kabul edilmiştir. |
| 26 Mart 2024 | Direktif yürürlüğe girmiştir. |
| 27 Mart 2026 | Üye devletlerin Direktifi ulusal mevzuatlarına aktarmaları için öngörülen süre sona ermiştir. |
| 27 Eylül 2026 | Direktifi uygulayan ulusal düzenlemeler uygulanmaya başlayacaktır. |
Bu kapsamda 27 Eylül 2026, EmpCo’nun kabul veya yürürlük tarihi değil; Direktif ile getirilen kuralların üye devletlerde uygulanmaya başlayacağı tarihtir. Bu tarihten itibaren tüketicilere yönelik reklam, pazarlama ve satış iletişimlerinde kullanılan çevresel beyanların, sürdürülebilirlik etiketlerinin ve geleceğe yönelik çevresel hedeflerin yeni kurallara uygun olması gerekecektir. Düzenleme, bu tarihten önce üretilmiş veya piyasaya sunulmuş ürünlerde kullanılmaya devam eden çevresel beyanlar bakımından da dikkate alınmalıdır.
2. Düzenlemenin Kapsamı ve Muhatapları
EmpCo, Avrupa Birliği’nde işletmeler tarafından tüketicilere yönelik olarak gerçekleştirilen ticari uygulamalara uygulanmaktadır. Düzenlemenin kapsamı; bir ürün veya hizmetin tanıtılması, satılması ya da tüketiciye sunulmasıyla doğrudan bağlantılı reklam, pazarlama, satış ve satış sonrası iletişimleri içermektedir. Bu çerçevede ürün ambalajları ve etiketleri, basılı ve dijital reklamlar, internet siteleri, çevrim içi satış platformları, sosyal medya paylaşımları, ürün katalogları, tanıtım materyalleri ve satış noktalarında tüketiciye sunulan bilgiler düzenleme kapsamında değerlendirilebilir.
Düzenlemenin başlıca muhatabı, ticari veya mesleki faaliyeti kapsamında tüketicilere ürün ya da hizmet sunan gerçek veya tüzel kişidir. Perakendeciler ve hizmet sağlayıcıların yanı sıra, tüketicilere yönelik ticari iletişimlerde bulunan üreticiler, marka sahipleri, ithalatçılar ve çevrim içi satıcılar da somut olaydaki rolleri doğrultusunda düzenlemenin muhatabı olabilir. Sorumluluğun hangi ekonomik işletmeciye ait olduğu; ilgili iletişimi kimin oluşturduğu, yayımladığı, kullandığı ve tüketiciye yönelttiği dikkate alınarak belirlenmelidir.
Şirketin veya ürünün Avrupa Birliği dışında bulunması tek başına kapsam dışında kalınmasını sağlamamaktadır. Avrupa Birliği’ndeki tüketicilere yöneltilen ticari uygulamalar, ilgili şirketin yerleşim yerine veya ürünün menşeine bakılmaksızın düzenleme kapsamında değerlendirilebilir.
EmpCo esas olarak işletmeden tüketiciye yönelik ticari uygulamaları düzenlemektedir. Yalnızca işletmeler arasındaki ticari ilişkiler ve kurumsal müşterilere yönelik iletişimler kural olarak düzenlemenin doğrudan kapsamı dışındadır. Bununla birlikte üye devletler, ulusal mevzuatlarında işletmeler arası ilişkiler bakımından daha geniş koruma hükümleri öngörebilir. Ayrıca yanıltıcı işletmeler arası reklamlar diğer AB ve ulusal mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirilmeye devam edebilir.
Zorunlu sürdürülebilirlik raporları ile esas olarak yatırımcılara, finans kuruluşlarına veya düzenleyici otoritelere yönelik açıklamalar da tüketicilere yönelik ticari uygulama niteliği taşımadıkları sürece kural olarak EmpCo kapsamında değildir. Ancak bu raporlardaki bilgilerin reklam, sosyal medya, ürün tanıtımı veya satış materyalleri aracılığıyla tüketicilere yönelik ticari iletişimlerde kullanılması halinde ilgili iletişimler EmpCo kapsamına girebilir.
3. Çevresel Beyanlara İlişkin Yeni Kurallar
EmpCo kapsamında “çevresel beyan” (2005/29/EC m. 2(o)); mevzuat gereğince zorunlu olmayan ve bir ürünün, ürün kategorisinin, markanın veya şirketin çevre üzerinde olumlu ya da sıfır etkiye sahip olduğunu, benzerlerine göre çevreye daha az zarar verdiğini veya çevresel performansını zaman içinde iyileştirdiğini belirten ya da ima eden her türlü ticari mesaj ve sunumu ifade etmektedir.
Çevresel beyanlar yalnızca yazılı veya sözlü ifadelerden ibaret değildir. Görseller, semboller, renkler, logolar, marka ve ürün adları ile iletişimin genel sunumu da tüketicide çevresel bir fayda bulunduğu izlenimi oluşturuyorsa çevresel beyan olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle kullanılan ifadenin tek başına doğruluğu yeterli olmayıp iletişimin tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenimin de gerçeğe uygun olması gerekmektedir.
3.1. Genel ve özel çevresel beyanlar
EmpCo, çevresel beyanları genel ve özel beyanlar olarak ayırmaktadır.
“Çevre dostu”, “yeşil”, “ekolojik”, “doğa dostu”, “iklim dostu”, “karbon dostu”, “biyobozunur” ve “enerji verimli” gibi, bir sürdürülebilirlik etiketi üzerinde yer almayan ve içeriği aynı iletişim ortamında açık ve belirgin biçimde belirtilmeyen ifadeler genel çevresel beyan olarak değerlendirilebilir. Bu tür beyanlar, ilgili beyan bakımından tanınmış üstün çevresel performans gösterilemediği sürece kullanılamayacaktır.
Tanınmış üstün çevresel performans; esas olarak AB Ecolabel düzenlemesine, üye devletlerde resmî olarak tanınan EN ISO 14024 Tip I çevre etiketi sistemlerine veya ilgili diğer AB mevzuatı uyarınca en yüksek çevresel performansa uygunluğu ifade etmektedir. Şirketin kendi değerlendirmesi, iç standardı veya genel nitelikteki sürdürülebilirlik çalışmaları tek başına bu koşulu karşılamayacaktır.
Bununla birlikte bazı genel çevresel beyanlar, beyanla doğrudan ilgili ve mevzuatta tanınan bir çevresel performansa dayandırılabilir. Örneğin “enerji verimli” ifadesi, (AB) 2017/1369 sayılı Tüzük uyarınca belirlenen A enerji sınıfıyla desteklenebilir. Buna karşılık ilgili ürün için geçerli AB Ecolabel ölçütleri biyobozunurluğa ilişkin bir kriter içermiyorsa, “biyobozunur” beyanı yalnızca bu etikete dayanılarak kullanılamaz.
“Sürdürülebilir”, “sorumlu” ve “bilinçli” gibi ifadeler ise yalnızca çevresel performansı değil, sosyal özellikleri de çağrıştırabilecek geniş anlamlı beyanlardır. Bu nedenle söz konusu ifadelerin kullanımı, yalnızca tanınmış üstün çevresel performansın gösterilmesiyle gerekçelendirilemez.
Çevresel faydanın kapsamı, beyanın kullanıldığı aynı iletişim ortamında açık ve belirgin biçimde açıklanırsa ifade genel çevresel beyan olarak değerlendirilmez. Örneğin “çevre dostu ambalaj” ifadesi tek başına genel nitelikteyken, “bu ambalajın üretiminde kullanılan enerjinin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanmaktadır” ifadesi belirli bir çevresel özelliği açıkça ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte, beyanın belirli ve ölçülebilir şekilde ifade edilmesi tek başına yeterli değildir. Beyanın doğru, güncel ve yeterli kanıtlarla desteklenmesi; kapsamının açıkça belirtilmesi ve tüketicide çevresel faydanın niteliği veya büyüklüğü hakkında yanıltıcı bir izlenim oluşturmaması gerekir.
3.2. Beyanın açık ve belirgin olması
Çevresel beyanın hangi ürün, faaliyet, süreç veya çevresel etkiyle ilgili olduğu tüketicinin anlayabileceği şekilde açıklanmalıdır. Beyanın kapsamı, sınırları ve dayandığı temel bilgiler belirsiz bırakılmamalıdır.
Açıklayıcı bilginin, çevresel beyanla aynı iletişim ortamında ve tüketicinin kolaylıkla fark edebileceği şekilde sunulması gerekir. Ambalaj, reklam veya çevrim içi satış sayfasında kullanılan genel bir ifadenin açıklamasının yalnızca ulaşılması güç başka bir sayfada yer alması yeterli olmayabilir. İletişim aracındaki alan sınırlıysa beyan ile destekleyici bilgi arasındaki bağlantı açıkça kurulmalıdır. Beyanın yeterince açıklanmasına imkan bulunmaması halinde, ilgili çevresel beyanın kullanılmaması gerekebilir.
3.3. Beyanın kapsamıyla çevresel faydanın uyumlu olması
Belirli bir çevresel özellik, ürünün veya şirket faaliyetlerinin tamamına ilişkinmiş gibi sunulmamalıdır. Çevresel faydanın yalnızca ürünün belirli bir unsuru, üretim aşaması veya şirket faaliyetlerinin sınırlı bir bölümüyle ilgili olduğu durumlarda bu sınır açıkça belirtilmelidir.
Örneğin yalnızca ambalajın geri dönüştürülmüş malzeme içermesi, ürünün tamamının “çevre dostu” veya “sürdürülebilir” olarak tanıtılmasını tek başına haklı göstermeyebilir. Benzer şekilde belirli bir tesis veya faaliyet alanında sağlanan emisyon azaltımı, gerekli açıklamalar yapılmaksızın şirketin bütün faaliyetlerine ilişkin bir çevresel iyileşme olarak sunulmamalıdır.
3.4. Beyanların kanıtlanması
Çevresel beyanı kullanan şirket, beyanın doğruluğunu destekleyen yeterli ve doğrulanabilir bilgi ve belgelere sahip olmalıdır. Dayanakların beyan kullanılmadan önce mevcut olması ve beyanın niteliği ile kapsamıyla uyumlu bulunması önem taşımaktadır.
Kullanılabilecek dayanaklar, somut beyanın niteliğine göre değişmekle birlikte; ölçüm ve analiz sonuçlarını, yaşam döngüsü değerlendirmelerini, emisyon hesaplamalarını, teknik raporları, bağımsız doğrulama sonuçlarını ve tanınmış standartlara uygun sertifikaları içerebilir.
Beyanın dayandığı veri veya yöntem değiştiğinde ya da güncelliğini kaybettiğinde iletişim de gözden geçirilmelidir. Geçmiş bir döneme ait veri, güncel performansı yansıtıyormuş gibi kullanılmamalı; önemli varsayımlar, sınırlamalar ve istisnalar tüketiciden gizlenmemelidir.
3.5. Karşılaştırmalı çevresel beyanlar
Ürünleri karşılaştıran bir hizmet sunan tacirlerin — karşılaştırma siteleri, toplayıcı platformlar ve platform içi karşılaştırma araçları gibi — tüketiciye ürünlerin veya tedarikçilerin çevresel ya da sosyal özellikleri ile dayanıklılık, onarılabilirlik veya geri dönüştürülebilirlik gibi döngüsellik unsurları hakkında bilgi vermesi halinde, aşağıdaki hususlar önemli bilgi sayılacaktır. Bu nedenle karşılaştırmanın güvenilir ve şeffaf bir yönteme dayanması gerekmektedir.
Bu kapsamda tüketiciye;
- karşılaştırılan ürünler ve bunların tedarikçileri,
- kullanılan karşılaştırma yöntemi ve ölçütleri ile
- karşılaştırmaya esas bilgilerin güncel tutulması için alınan önlemler hakkında bilgi verilmelidir.
“Daha yeşil”, “daha düşük karbonlu” veya “rakiplerine göre daha sürdürülebilir” gibi ifadelerde karşılaştırmanın hangi ürün veya şirketlere, hangi döneme ve hangi çevresel ölçüte göre yapıldığı açık olmalıdır. Farklı yöntemlerle veya karşılaştırılabilir olmayan verilerle hazırlanan sonuçların eşdeğer şekilde sunulması tüketiciyi yanıltabilir.
3.6. Değerlendirme ölçütü
Genel yasaklar dışında kalan çevresel beyanlar somut olay özelinde değerlendirilecektir. Bu değerlendirmede beyanın yanlış veya yanıltıcı olup olmadığı, önemli bilgilerin eksik bırakılıp bırakılmadığı ve uygulamanın ortalama tüketicinin başka türlü vermeyeceği bir işlem kararını vermesine neden olup olmadığı veya olmasının muhtemel bulunup bulunmadığı dikkate alınacaktır.
Bu nedenle çevresel beyanların değerlendirilmesinde yalnızca teknik doğruluk değil; kullanılan dil, görseller, beyanın sunulduğu mecra, hedef kitle, açıklanan ve açıklanmayan bilgiler ile iletişimin tüketicide oluşturduğu genel izlenim birlikte ele alınmalıdır.
4. Geleceğe Yönelik Çevresel Hedefler ve Net Sıfır Beyanları
Belirli bir tarihte emisyonların azaltılacağına, iklim nötr hale gelineceğine veya net sıfır hedefine ulaşılacağına ilişkin açıklamalar, gelecekteki çevresel performansa ilişkin beyanlardır. “2030 yılına kadar emisyonları yarıya indirme”, “2040’ta iklim nötr olma” ve “2053’te net sıfıra ulaşma” taahhütleri bu kapsamda değerlendirilebilir.
EmpCo, geleceğe yönelik çevresel hedefleri doğrudan yasaklamamaktadır. Bununla birlikte bu beyanların yalnızca genel bir niyet veya uzun vadeli bir hedef açıklaması olarak kullanılmasını yeterli görmemekte; somut, doğrulanabilir ve uygulanabilir bir temele dayanmasını aramaktadır.
4.1. Geleceğe yönelik beyanların taşıması gereken koşullar
Gelecekteki çevresel performansa ilişkin bir beyanın;
- Açık, nesnel, kamuya açık ve doğrulanabilir taahhüt ve hedeflere dayanması,
- Bu taahhüt ve hedeflere nasıl ulaşılacağını ortaya koyan, ölçülebilir ve süreye bağlı hedefler içeren ayrıntılı ve gerçekçi bir uygulama planıyla desteklenmesi,
- Uygulama planında hedeflerin gerçekleştirilmesi için gerekli kaynakların tahsis edilmesi,
- Uygulama planının bağımsız ve yetkin bir üçüncü kişi uzman tarafından düzenli olarak izlenmesi ve
- Bağımsız uzmanın değerlendirme sonuçlarının tüketicilerin erişimine sunulması gerekmektedir.
Bu koşulları karşılamayan bir beyan, somut olayın koşullarına göre yanıltıcı ticari uygulama olarak değerlendirilebilecektir.
4.2. Uygulama planının içeriği
Uygulama planı, hedefin yalnızca ulaşılmak istenen sonucunu değil, bu sonuca nasıl ulaşılacağını da ortaya koymalıdır. Planın kapsamı ve ayrıntı düzeyi hedefin niteliğine göre değişebilmekle birlikte, özellikle aşağıdaki unsurları içermesi uygun olacaktır:
- Hedefin başlangıç veya baz yılı,
- Hedefin kapsadığı şirket, faaliyet, tesis, ürün ve coğrafi alanlar,
- Kapsama alınan sera gazları ve emisyon kategorileri,
- Kullanılan hesaplama yöntemi ve temel varsayımlar,
- Nihai hedefe ulaşılmasını destekleyen ölçülebilir ve zamanla sınırlandırılmış ara hedefler,
- Uygulanacak emisyon azaltım tedbirleri,
- Sorumlu yönetim birimleri ve yönetişim yapısı,
- Gerekli finansal, teknik ve insan kaynağının tahsisi,
- İlerlemenin izlenmesinde kullanılacak performans göstergeleri,
- Hedef veya uygulama planından sapılması halinde alınacak önlemler ve
- İlerleme sonuçlarının kamuya açıklanmasına ilişkin yöntem.
Planın yalnızca genel politika ve temennilerden oluşması yeterli değildir. Öngörülen tedbirler ile hedef arasında makul ve gösterilebilir bir bağlantı bulunmalı; hedefin gerçekleştirilebilirliği mevcut veriler ve tahsis edilen kaynaklarla desteklenmelidir.
4.3. Bağımsız doğrulama
Geleceğe yönelik çevresel taahhütler ve bunlara ilişkin ilerleme, şirketten bağımsız, çıkar çatışması bulunmayan ve çevresel konularda gerekli deneyim ve yetkinliğe sahip bir üçüncü kişi uzman tarafından düzenli olarak değerlendirilmelidir. EmpCo, doğrulamanın belirli bir kamu otoritesi tarafından yapılmasını veya tek bir doğrulama yönteminin kullanılmasını zorunlu tutmamaktadır. Uygun niteliklere sahip özel denetim veya danışmanlık kuruluşları da bu görevi üstlenebilir. Bununla birlikte doğrulayıcının bağımsızlığının ve teknik yeterliliğinin sağlanmasından ilgili beyanı kullanan şirket sorumludur.
Düzenleme, doğrulama için kesin bir zaman aralığı belirlememektedir. Doğrulama sıklığı; hedefin süresi, ara hedefler, faaliyetlerin niteliği ve meydana gelen önemli değişiklikler dikkate alınarak belirlenmelidir. Bağımsız uzmanın düzenli değerlendirme sonuçlarının tüketiciler tarafından kolayca erişilebilir olması gerekir.
4.4. Net sıfır hedefleri
Net sıfır hedeflerinde yalnızca hedef yılın açıklanması yeterli değildir. Beyanın güvenilir biçimde temellendirilebilmesi için en azından hedefin kapsamı, baz yılı, kapsanan emisyonlar, ara hedefler, azaltım tedbirleri, ilerleme yöntemi ve bağımsız doğrulama mekanizması açıkça ortaya konulmalıdır.
Özellikle Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarının hangilerinin hedefe dahil olduğu belirtilmelidir. Hedef yalnızca belirli tesisleri, faaliyetleri veya emisyon kategorilerini kapsıyorsa bu sınırlama tüketicinin hedefi şirketin bütün faaliyetleri için geçerli zannetmesine yol açmayacak şekilde açıklanmalıdır.
Emisyon azaltımı ile karbon denkleştirme veya karbon giderim faaliyetleri de birbirinden ayrılmalıdır. Net sıfır hedefine ulaşılmasında karbon kredilerinden veya diğer denkleştirme araçlarından yararlanılması öngörülüyorsa bunların rolü, kapsamı ve hesaplama yöntemi şeffaf biçimde belirtilmeli; denkleştirme faaliyetleri doğrudan emisyon azaltımıyla eşdeğer şekilde sunulmamalıdır.
4.5. Grup düzeyindeki hedefler
Bir çevresel hedefin şirketler grubu düzeyinde açıklanması halinde hedefin hangi grup şirketlerini, faaliyetleri ve emisyon kaynaklarını kapsadığı açıkça belirtilmelidir. Grup hedefinin her bir şirket için geçerli olduğu izlenimi oluşturuluyorsa grup şirketlerinin hedefe katkısı, sorumlulukları ve uygulama adımları da gösterilebilir olmalıdır.
Grup düzeyinde belirlenen hedefin bir grup şirketi tarafından kendi reklam, internet sitesi, sosyal medya veya satış materyallerinde kullanılması halinde, ilgili şirketin yalnızca grup taahhüdüne atıf yapması yeterli olmayabilir. Beyanın o şirket bakımından kapsamı ve dayanakları da açık olmalı; grup hedefi şirketin kendi faaliyetlerinin tamamı bakımından geçerliymiş gibi yanıltıcı biçimde sunulmamalıdır.
4.6. Uyum bakımından temel değerlendirme
Geleceğe yönelik çevresel hedeflerin kullanılmasından önce aşağıdaki hususlar değerlendirilmelidir:
- Hedef açık, ölçülebilir ve doğrulanabilir mi?
- Baz yıl, kapsam ve hesaplama yöntemi belirli mi?
- Ölçülebilir ara hedefler mevcut mu?
- Uygulama planı hedefe ulaşılmasını gerçekçi biçimde açıklıyor mu?
- Gerekli kaynaklar planlanmış ve tahsis edilmiş mi?
- İlerleme düzenli olarak izleniyor ve kamuya açıklanıyor mu?
- Bağımsız doğrulama mekanizması kurulmuş mu?
- Beyanın kullanıldığı iletişim, hedefin kapsamını doğru yansıtıyor mu?
Bu unsurların bulunmaması, özellikle uzun vadeli net sıfır hedeflerinin somut ve kanıtlanabilir bir temelden yoksun olduğu yönünde değerlendirme yapılması riskini artıracaktır.
5. Sürdürülebilirlik Etiketleri ve Sertifikalar
EmpCo, tüketicilerin güvenilir olmayan veya doğrulanmamış sürdürülebilirlik etiketleriyle yanıltılmasını önlemek amacıyla bu etiketlerin kullanımına ilişkin yeni kurallar getirmektedir.
“Sürdürülebilirlik etiketi”; bir ürünü, süreci veya şirketi çevresel ya da sosyal özellikleri bakımından diğerlerinden ayırmayı veya öne çıkarmayı amaçlayan gönüllü güven, kalite veya uygunluk işaretlerini ifade etmektedir. Düzenleme yalnızca ürün ambalajı üzerindeki fiziksel etiketleri değil; internet sitelerinde, reklamlarda, sosyal medya paylaşımlarında ve diğer ticari iletişimlerde kullanılan logo, işaret ve sembolleri de kapsamaktadır.
5.1. Kullanılabilecek sürdürülebilirlik etiketleri
27 Eylül 2026 tarihinden itibaren sürdürülebilirlik etiketlerinin tüketicilere yönelik ticari iletişimlerde kullanılabilmesi için:
- bir kamu otoritesi tarafından oluşturulmuş olması veya
- EmpCo’da öngörülen koşulları karşılayan bir sertifikasyon sistemine dayanması
gerekmektedir.
Bu iki koşuldan birini karşılamayan sürdürülebilirlik etiketlerinin kullanılması, beyanın doğruluğundan veya tüketici üzerindeki somut etkisinden bağımsız olarak, her durumda yasaklanan ticari uygulamalar arasında yer alacaktır.
Bu kapsamda şirketlerin kendi değerlendirmelerine dayanarak oluşturdukları “yeşil ürün”, “çevre dostu seçim”, “sürdürülebilir marka” veya benzeri logolar, güvenilir bir sertifikasyon sistemine dayanmıyorsa kullanılamayacaktır. Etiketin şirket grubu, sektör kuruluşu veya ticari birlik tarafından hazırlanmış olması da tek başına yeterli değildir.
5.2. Sertifikasyon sisteminin taşıması gereken özellikler
Bir sürdürülebilirlik etiketinin dayandığı sertifikasyon sisteminin güvenilir, şeffaf ve bağımsız olması gerekmektedir. Sistemin koşullarının ve gerekliliklerinin kamuya açık olması ön koşuldur. Bu kapsamda sistemin temel olarak:
- şeffaf koşullar altında ilgili işletmelerin katılımına açık olması,
- gerekliliklerinin sistem sahibi tarafından, ilgili uzmanlara ve paydaşlara danışılarak geliştirilmesi,
- sertifikasyonun verilmesi, izlenmesi, askıya alınması ve geri alınmasına ilişkin kuralları açıkça belirlemesi,
- sistemin gerekliliklerine uyumun bağımsız bir üçüncü kişi tarafından izlenmesini sağlaması ve
- bu izlemenin uluslararası, AB veya ulusal standart ve usullere dayanması
beklenmektedir.
Sertifikayı veren veya uygunluğu izleyen kuruluşun, etiketi kullanan şirketten bağımsız olması ve çıkar çatışması içinde bulunmaması önem taşımaktadır. Yalnızca ücret karşılığında logo kullanma hakkı sağlayan, düzenli uygunluk denetimi içermeyen sistemler yeterli kabul edilmeyebilir.
5.3. Kamu otoriteleri tarafından oluşturulan etiketler
AB veya üye devlet kamu otoriteleri tarafından oluşturulan ve belirli koşulların karşılanması üzerine verilen sürdürülebilirlik etiketleri ayrıca bir özel sertifikasyon sistemine dayanmak zorunda değildir.
Buna karşılık AB dışındaki bir ülkenin kamu otoritesi tarafından oluşturulan bir etiket, yalnızca kamu otoritesi tarafından verilmiş olması nedeniyle doğrudan istisna kapsamında kabul edilmeyebilir. Avrupa Komisyonu Adalet ve Tüketiciler Genel Müdürlüğünün Haziran 2026 tarihli Soru-Cevap belgesine göre, bu tür etiketlerin Avrupa Birliği’ndeki tüketicilere yönelik ticari iletişimlerde kullanılabilmesi için EmpCo koşullarını karşılayan bir sertifikasyon sistemine dayanması gerekecektir.
5.4. Etiketin kapsamı ve dayanağı
Bir sürdürülebilirlik etiketinin geçerli bir sertifikasyon sistemine dayanması, etiket kapsamında yapılan bütün çevresel beyanların kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Etiketin hangi ürün, süreç veya şirket faaliyetine ilişkin olduğu açık olmalı ve tüketicide sertifikanın kapsamını aşan bir çevresel fayda izlenimi oluşturulmamalıdır.
Örneğin yalnızca ürün ambalajına ilişkin bir sertifika, ürünün kendisinin veya şirket faaliyetlerinin tamamının çevresel açıdan üstün olduğu izlenimini verecek şekilde kullanılmamalıdır. Sertifikanın geçerlilik süresi, kapsamı veya koşulları değiştiğinde etiketin kullanımı da buna göre güncellenmelidir.
Etiket üzerinde kullanılan “yeşil”, “çevre dostu” veya benzeri ifadeler de ayrıca çevresel beyan niteliği taşıyabilir. Bu nedenle etiketin sertifikasyon sistemine dayanmasının yanında, içerdiği mesajın doğru, açık, güncel ve yanıltıcı olmayacak şekilde sunulması gerekir.
5.5. Şirketler bakımından yapılması gereken inceleme
Mevcut sürdürülebilirlik etiketleri bakımından aşağıdaki hususlar kontrol edilmelidir:
- Etiketi oluşturan ve yöneten kuruluşun kimliği,
- Etiketin kamu otoritesine veya geçerli bir sertifikasyon sistemine dayanıp dayanmadığı,
- Sertifikasyon kriterlerinin erişilebilir ve şeffaf olup olmadığı,
- Uygunluğun bağımsız bir üçüncü kişi tarafından denetlenip denetlenmediği,
- Etiketin hangi ürün, süreç veya faaliyetleri kapsadığı,
- Sertifikanın geçerlilik süresi ve güncel durumu ile
- Etiketin kullanıldığı iletişimin sertifikanın kapsamını doğru yansıtıp yansıtmadığı.
Bu koşulları karşılamayan şirket içi logoların veya özel sürdürülebilirlik işaretlerinin 27 Eylül 2026 tarihinden önce kaldırılması, geçerli bir sertifikasyon sistemine bağlanması ya da kullanım şeklinin yeniden değerlendirilmesi uygun olacaktır.
6. Yasaklanan ve Riskli Uygulamalar
EmpCo ile getirilen kurallar iki farklı şekilde uygulanacaktır. Bazı ticari uygulamalar koşulları gerçekleştiğinde her durumda yasaklanacak; bazı uygulamalar ise içeriği, sunuluş biçimi ve tüketicinin işlem kararı üzerindeki muhtemel etkisi dikkate alınarak somut olay bazında değerlendirilecektir.
6.1. Her durumda yasaklanan uygulamalar
Aşağıdaki uygulamalarda ayrıca tüketicinin fiilen yanıldığının veya farklı bir işlem kararı verdiğinin kanıtlanması gerekmeyecektir:
| Yasaklanan uygulama | Açıklama |
|---|---|
| Geçerli bir sisteme dayanmayan sürdürülebilirlik etiketi kullanılması (Ek I, m. 2a) | Kamu otoritesi tarafından oluşturulmayan veya EmpCo koşullarını karşılayan bir sertifikasyon sistemine dayanmayan gönüllü sürdürülebilirlik etiketleri kullanılamaz. |
| Kanıtlanamayan genel çevresel beyanlar (Ek I, m. 4a) | “Çevre dostu”, “yeşil”, “ekolojik” veya “iklim dostu” gibi genel ifadeler, ilgili beyan bakımından tanınmış üstün çevresel performans gösterilemiyorsa kullanılamaz. |
| Sınırlı bir faydanın ürünün veya şirketin tamamına yayılması (Ek I, m. 4b) | Yalnızca belirli bir unsur veya faaliyet bakımından geçerli olan çevresel özellik, ürünün ya da şirket faaliyetlerinin tamamına ilişkinmiş gibi sunulamaz. |
| Karbon denkleştirmeye dayalı ürün beyanları (Ek I, m. 4c) | Bir ürünün sera gazı emisyonları bakımından nötr, azaltılmış veya olumlu çevresel etkiye sahip olduğu, ürünün değer zinciri dışındaki karbon denkleştirme faaliyetlerine dayanılarak ileri sürülemez. |
| Yasal zorunluluğun ayırt edici özellik olarak sunulması (Ek I, m. 10a) | İlgili ürün kategorisindeki bütün ürünler için mevzuat gereği zorunlu olan bir özellik, şirketin veya ürünün özel çevresel avantajı gibi tanıtılamaz. |
6.2. Karbon denkleştirmeye dayalı ürün beyanları
Karbon denkleştirmeye ilişkin yasak, özellikle “iklim nötr”, “karbon nötr”, “iklim net sıfır”, “karbon pozitif”, “iklim etkisi azaltılmış” ve benzeri ürün beyanları bakımından önem taşımaktadır.
Bir ürünün üretim ve tedarik zincirindeki emisyonlar devam ederken, bu emisyonların değer zinciri dışındaki karbon kredileri veya ağaçlandırma projeleriyle dengelendiği gerekçesiyle ürünün iklim üzerinde nötr ya da azaltılmış etkiye sahip olduğu ileri sürülemez.
Buna karşılık bir ürünün yaşam döngüsü boyunca gerçekleşen gerçek ve doğrulanabilir emisyon azaltımları hakkında belirli açıklamalar yapılması mümkündür. Örneğin üretim sürecinde gerçekleştirilen somut bir iyileşme sonucunda emisyonların belirli bir oranda azaldığı, uygun hesaplama ve doğrulama yöntemleriyle desteklenmesi ve açıkça ifade edilmesi şartıyla belirtilebilir.
Şirketlerin karbon kredisi projelerine veya diğer çevresel girişimlere yaptıkları yatırımlar hakkında bilgi vermeleri de doğrudan yasak değildir. Ancak bu yatırımlar, ürünün kendi çevresel etkisini ortadan kaldırıyormuş veya azaltıyormuş gibi sunulmamalıdır.
Ürünlere ilişkin denkleştirme temelli iddialar her durumda yasaklanırken şirket düzeyindeki denkleştirme veya net sıfır beyanları aynı mutlak yasağın kapsamına girmemektedir. Bununla birlikte şirket düzeyindeki beyanlar da genel yanıltıcılık hükümlerine ve gelecekteki çevresel performans hedeflerine ilişkin kurallara uygun olmalıdır.
6.3. Somut olay bazında değerlendirilecek uygulamalar
Aşağıdaki uygulamalar otomatik olarak yasaklanmamakla birlikte, tüketiciyi yanıltması ve tüketicinin başka türlü vermeyeceği bir işlem kararını vermesine neden olması veya olmasının muhtemel bulunması halinde hukuka aykırı kabul edilebilir:
- Ayrıntılı ve gerçekçi bir uygulama planıyla desteklenmeyen geleceğe yönelik çevresel hedefler,
- Gerekli kaynakların tahsis edilmediği net sıfır veya emisyon azaltım taahhütleri,
- Bağımsız ve düzenli doğrulamaya tabi olmayan geleceğe yönelik çevresel beyanlar,
- Çevresel faydanın kapsamı, yöntemi veya sınırlamaları hakkında önemli bilgilerin açıklanmaması,
- Güncel olmayan verilerin mevcut performansı gösteriyormuş gibi kullanılması,
- Tüketici bakımından ilgisiz veya ürün ya da şirketin gerçek bir özelliğinden kaynaklanmayan faydaların tanıtılması,
- Karşılaştırılan ürünler, tedarikçiler, yöntem ve güncelleme tedbirleri açıklanmadan yapılan çevresel karşılaştırmalar,
- Teknik açıdan doğru olsa dahi genel sunumu itibarıyla tüketicide olduğundan daha geniş bir çevresel fayda izlenimi oluşturan beyanlar.
6.4. Dayanıklılık ve erken eskitmeye ilişkin uygulamalar
EmpCo yalnızca çevresel beyanları değil, ürünlerin dayanıklılığı ve erken kullanım dışı kalmasına ilişkin belirli ticari uygulamaları da düzenlemektedir. Bu kapsamda özellikle aşağıdaki uygulamalar yasaklanabilecek veya yanıltıcı kabul edilebilecektir:
- Ürünün normal kullanım koşullarında kullanım süresi veya yoğunluğu bakımından belirli bir dayanıklılığa sahip olduğunun gerçeğe aykırı biçimde ileri sürülmesi,
- onarılabilir olmayan bir ürünün onarılabilir olarak tanıtılması,
- yazılım güncellemesinin ürünün işlevi veya performansı üzerindeki olumsuz etkileri hakkında tüketicinin bilgilendirilmemesi,
- yalnızca işlevsel iyileştirme sağlayan bir güncellemenin zorunlu güncelleme olarak sunulması,
- ürünün dayanıklılığını sınırlandırmak amacıyla eklenmiş bir özellik bulunduğu ve bu özelliğin etkilerine ilişkin bilgi şirket bakımından erişilebilir olduğu halde, ürüne ilişkin ticari iletişimde bulunulması,
- sarf malzemelerinin teknik açıdan gerekli olandan önce değiştirilmesinin teşvik edilmesi ve
- üçüncü kişiler tarafından sağlanan sarf malzemesi veya yedek parçaların kullanılması halinde ürünün işlevini kaybedeceği yönünde yanlış bilgi verilmesi.
6.5. Uygulamada risk taşıyan ifadeler
Bazı ifadeler tek başlarına hukuka aykırı kabul edilmemekle birlikte, yeterince açıklanmamaları veya uygun kanıtlarla desteklenmemeleri halinde yüksek risk taşıyabilir: “Sürdürülebilir”, “Çevre dostu”, “Yeşil”, “Doğal”, “Ekolojik”, “İklim dostu”, “Düşük karbonlu”, “Karbon nötr”, “Net sıfır”, “Geri dönüştürülebilir”, “Biyobozunur”, “Döngüsel”, “Daha az çevresel etki”, “Rakiplerinden daha sürdürülebilir”.
Bu ifadelerin kullanılmasından önce beyanın tam olarak neyi kapsadığı, hangi ölçüte dayandığı, hangi dönem ve karşılaştırma esas alınarak hazırlandığı ve tüketiciye aynı iletişim ortamında yeterli açıklama yapılıp yapılmadığı değerlendirilmelidir.
7. Yaptırımlar
EmpCo, çevresel beyanlara ilişkin ihlaller bakımından bağımsız ve tek tip bir yaptırım sistemi oluşturmamaktadır. Direktif ile getirilen kurallar, 2005/29/EC sayılı Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi’nin mevcut denetim ve yaptırım hükümleri kapsamında uygulanacaktır. Bu nedenle uygulanabilecek yaptırımlar, ilgili üye devletin Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi’ni iç hukukuna aktaran ulusal mevzuatına göre belirlenecektir.
Üye devletlerin ihlaller bakımından etkili, ölçülü ve caydırıcı yaptırımlar öngörmesi gerekmektedir. Yetkili idari makamlar ve mahkemeler, ulusal mevzuat çerçevesinde yanıltıcı veya yasaklanan ticari uygulamanın durdurulmasına ya da yasaklanmasına karar verebilir. Uygulamanın henüz gerçekleştirilmemiş ancak gerçekleştirilmesinin yakın olması halinde de önleyici tedbir alınabilir.
Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi’nin 13(3) ve 13(4) maddeleri uyarınca, (AB) 2017/2394 sayılı Tüzük’ün 21. maddesi kapsamındaki yaygın ihlaller ve AB çapında yaygın ihlaller bakımından uygulanabilecek azami para cezası seviyesinin:
- ilgili üye devlet veya üye devletlerdeki yıllık cironun en az yüzde 4’üne ulaşabilmesi,
- yıllık ciroya ilişkin bilginin bulunmaması halinde ise en az 2 milyon avroya ulaşabilmesi gerekmektedir.
Bu tutarlar, her aykırılıkta otomatik olarak uygulanacak ceza miktarını veya asgari para cezasını ifade etmemektedir. Düzenleme, üye devletlerin ulusal mevzuatlarında öngörmesi gereken azami para cezası seviyesinin alt sınırını belirlemektedir. Üye devletler daha yüksek azami cezalar öngörebilir.
Yaptırımın türü ve miktarı belirlenirken, uygulanabilir olduğu ölçüde, aşağıdaki ölçütler dikkate alınacaktır:
- İhlalin niteliği, ağırlığı, kapsamı ve süresi,
- Şirketin tüketicilerin uğradığı zararı azaltmak veya gidermek amacıyla aldığı önlemler,
- Şirketin daha önce gerçekleştirdiği ihlaller,
- İhlal sonucunda elde edilen ekonomik menfaat veya önlenen zarar,
- Aynı ihlal nedeniyle diğer üye devletlerde uygulanan yaptırımlar ve
- Somut olay bakımından geçerli diğer ağırlaştırıcı veya hafifletici unsurlar.
Ayrıca Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi’nin mevcut hükümleri uyarınca, haksız ticari uygulamalardan zarar gören tüketicilere ulusal mevzuatta etkili başvuru yolları sağlanması gerekmektedir. Bu başvuru yolları, somut olayın koşullarına göre zararın tazmini, bedelde indirim veya sözleşmenin sona erdirilmesi imkanlarını içerebilir. Söz konusu haklar EmpCo ile ilk kez getirilmemekte; mevcut AB tüketici hukuku çerçevesinde uygulanmaktadır.
Dolayısıyla EmpCo’ya aykırı bir çevresel beyanın sonucu yalnızca para cezası değildir. İlgili beyanın durdurulması veya yasaklanması ile mevcut tüketici hukuku kapsamında tüketicilere tanınan başvuru yolları da gündeme gelebilecektir. Somut yaptırım ve başvuru usulleri, ihlalin gerçekleştiği üye devletin ulusal mevzuatına göre belirlenecektir.
8. Şirketler İçin Uyum Adımları
EmpCo, çevresel beyanların yalnızca pazarlama dili bakımından değil, beyanın dayandığı teknik veriler, uygulama planları ve doğrulama süreçleri yönünden de değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle uyum çalışmasının hukuk, sürdürülebilirlik, kurumsal iletişim, pazarlama ve satış birimlerinin katılımıyla yürütülmesi uygun olacaktır.
8.1. Çevresel beyanların takip edilmesi
Öncelikle tüketicilere yönelik iletişimlerde kullanılan mevcut çevresel beyanlar tespit edilmelidir. İnceleme özellikle aşağıdaki iletişim kanallarını kapsamalıdır:
- Ürün ambalajları ve etiketleri,
- internet siteleri ve çevrim içi satış sayfaları,
- basılı ve dijital reklamlar,
- sosyal medya paylaşımları,
- ürün katalogları ve tanıtım materyalleri,
- satış noktalarında kullanılan materyaller,
- marka, ürün ve kampanya adları,
- sürdürülebilirlik logoları ve sertifika işaretleri,
- tüketicilere yönelik kullanılan sürdürülebilirlik raporu içerikleri.
İnceleme yalnızca açık çevresel ifadelerle sınırlı tutulmamalı; tüketicide çevresel fayda izlenimi oluşturabilecek görseller, semboller, renkler ve genel sunum da değerlendirilmelidir.
8.2. Beyanların sınıflandırılması
Tespit edilen beyanlar içerik ve risk seviyelerine göre sınıflandırılmalıdır. Bu kapsamda beyanın:
- genel veya özel çevresel beyan olup olmadığı,
- ürün, ürün kategorisi, marka veya şirket düzeyinde kullanılıp kullanılmadığı,
- mevcut performansa mı yoksa gelecekteki bir hedefe mi ilişkin olduğu,
- karşılaştırmalı bir nitelik taşıyıp taşımadığı,
- karbon denkleştirmeye dayanıp dayanmadığı,
- sürdürülebilirlik etiketi veya sertifika içerip içermediği ve
- ürünün veya şirket faaliyetlerinin tamamına ilişkin bir izlenim oluşturup oluşturmadığı belirlenmelidir.
8.3. Dayanakların kontrol edilmesi
Her çevresel beyan bakımından beyanı destekleyen bilgi ve belgeler belirlenmeli ve doğruluğu kontrol edilmelidir. Beyanın niteliğine göre teknik raporlar, analiz sonuçları, emisyon hesaplamaları, yaşam döngüsü değerlendirmeleri, sertifikalar ve bağımsız doğrulama sonuçları incelenebilir.
Beyanın kapsamı, kullanılan kanıtların kapsamını aşmamalıdır. Yalnızca belirli bir tesis, üretim aşaması veya ürün bileşeni bakımından geçerli olan veriler, gerekli açıklama yapılmaksızın ürünün ya da şirketin tamamına ilişkin bir çevresel faydanın dayanağı olarak kullanılmamalıdır.
8.4. Genel çevresel beyanların gözden geçirilmesi
“Çevre dostu”, “yeşil”, “ekolojik”, “iklim dostu” ve benzeri genel ifadelerin tanınmış üstün çevresel performansa dayanıp dayanmadığı kontrol edilmelidir. Bu koşul sağlanmıyorsa beyan kaldırılmalı veya çevresel faydanın kapsamını aynı iletişim ortamında açıkça belirten özel ve doğrulanabilir bir ifadeyle değiştirilmelidir.
Özel hale getirilen beyanın da doğru, güncel ve yeterli kanıtla desteklenmesi gerekmektedir.
8.5. Sürdürülebilirlik etiketlerinin incelenmesi
Kullanılan sürdürülebilirlik etiketlerinin kamu otoritesi tarafından oluşturulup oluşturulmadığı veya EmpCo koşullarını karşılayan bir sertifikasyon sistemine dayanıp dayanmadığı kontrol edilmelidir.
Şirket tarafından oluşturulan veya bağımsız denetim içermeyen özel logoların kullanımına devam edilmemelidir. Geçerli bir sertifikasyona dayanan etiketlerde ise sertifikanın kapsamı, geçerlilik süresi ve kullanım koşulları incelenmelidir.
8.6. Net sıfır ve diğer geleceğe yönelik hedeflerin değerlendirilmesi
Gelecekteki çevresel performansa ilişkin beyanlar bakımından hedeflerin açık, nesnel, kamuya açık ve doğrulanabilir olup olmadığı incelenmelidir. Hedeflerin ayrıntılı ve gerçekçi bir uygulama planıyla desteklenmesi, gerekli kaynakların tahsis edilmesi ve ilerlemenin bağımsız bir üçüncü kişi uzman tarafından düzenli olarak doğrulanması sağlanmalıdır.
Grup düzeyinde açıklanan hedeflerde, hedefin hangi şirketleri ve faaliyetleri kapsadığı belirlenmeli; hedefi kendi iletişiminde kullanan grup şirketlerinin bu hedef içindeki konumu açık olmalıdır.
8.7. Karbon denkleştirme beyanlarının kontrol edilmesi
Bir ürünün karbon nötr, iklim nötr, net sıfır veya azaltılmış iklim etkisine sahip olduğu yönündeki beyanların karbon denkleştirmeye dayanıp dayanmadığı tespit edilmelidir. Ürün değer zinciri dışındaki denkleştirme faaliyetlerine dayanan bu tür ürün beyanları kullanılmamalıdır.
Karbon kredilerine veya çevresel projelere yapılan yatırımlar hakkında bilgi verilecekse bu bilgiler ürünün kendi emisyonlarını ortadan kaldırdığı izlenimi yaratmayacak şekilde sunulmalıdır.
8.8. Mevcut ürün ve materyallerin kontrol edilmesi
EmpCo kuralları 27 Eylül 2026 tarihinden önce üretilmiş veya piyasaya sunulmuş ürünlerde kullanılmaya devam eden çevresel beyanlar bakımından da dikkate alınmalıdır. Bu nedenle mevcut stokların ambalajları, etiketleri ve satış noktası materyalleri ayrıca incelenmelidir.
Uygun olmayan beyanların bulunduğu durumlarda beyanın kaldırılması, etiketle kapatılması, düzeltilmesi veya satış noktasında yeterli açıklayıcı bilgi verilmesi gibi yöntemler değerlendirilebilir.
8.9. İç onay ve izleme mekanizmasının oluşturulması
Yeni çevresel beyanların yayımlanmadan önce hukuk, sürdürülebilirlik ve ilgili teknik birimler tarafından incelenmesini sağlayan bir onay süreci oluşturulması uygun olacaktır. Bu süreçte beyanın kapsamı, dayanağı, ifade biçimi ve kullanıldığı iletişim kanalı birlikte değerlendirilmelidir.
Çevresel beyanlara dayanak oluşturan belgeler düzenli olarak saklanmalı; beyanların ve sertifikaların güncelliği belirli aralıklarla kontrol edilmelidir. Veri, yöntem, sertifika veya hedeflerde önemli bir değişiklik meydana gelmesi halinde ilgili ticari iletişimler de güncellenmelidir.
9. Sonuç ve Değerlendirme
EmpCo ile çevresel beyanlar, sürdürülebilirlik etiketleri ve geleceğe yönelik çevresel hedefler bakımından daha açık ve sıkı kurallar getirilmektedir. Üye devletlerin Direktifi uygulayan ulusal düzenlemeleri 27 Eylül 2026 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
Yeni kurallar yalnızca belirli ürünlere ilişkin çevresel ifadeleri değil; tüketicilere yönelik ticari iletişimlerde kullanılan marka ve şirket düzeyindeki çevresel beyanları da kapsamaktadır. Genel çevresel beyanlar, geçerli bir sisteme dayanmayan sürdürülebilirlik etiketleri, karbon denkleştirmeye dayalı ürün beyanları ve gerekli dayanaklardan yoksun geleceğe yönelik çevresel hedefler düzenleme bakımından başlıca risk alanlarını oluşturmaktadır.
Bu çerçevede şirketlerin tüketicilere yönelik mevcut çevresel iletişimlerini gözden geçirmesi; kullanılan her beyanın kapsamını, doğruluğunu ve dayanaklarını belirlemesi; sürdürülebilirlik etiketlerini ve net sıfır hedeflerini yeni kurallar doğrultusunda değerlendirmesi gerekmektedir.
Uyum çalışmasının yalnızca mevcut iletişimlerin düzeltilmesiyle sınırlı tutulmaması; yeni çevresel beyanların oluşturulması, onaylanması, belgelendirilmesi ve izlenmesine ilişkin sürekli bir iç kontrol mekanizması kurulması önem taşımaktadır. Somut yükümlülükler ve uygulanabilecek yaptırımlar ise ilgili beyanın yöneltildiği üye devletin EmpCo’yu iç hukukuna aktaran düzenlemeleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.